Yüz Gençleştirme 2018-02-21T20:14:51+00:00

Yüz Gençleştirme

Önde ve yukarıda duran yeterli hacimli her anatomik yapı genç ve sağlıklı görüntü verirken, geride ve aşağıda duran hacimsiz yapılar, yaşlı ve hastalıklı görünüm verir. İşte yüz gençleştirme ameliyatları yapılırken temel alınan felsefe budur.

Bunun yanında bazı kişilerin anatomik yapıları doğuştan geride ve aşağıda, ya da sadece geride veya sadece aşağıda durabilir. Bu kişilerde de görünümün iyileştirilmesi için yapılan işlemler aynı felsefeye dayandığından, hastanın yaşına bakılmaksızın yüz gençleştirme teknikleri ameliyat tekniği olarak kullanılır.

Yukarıdaki felsefe estetik cerrahide hemen her alanda kullanılabilir. Bugün için yapılan cerrahi girişimler hacim eksiğini tamamlamak ve sarkan, aşağı doğru yer değiştiren tüm anatomik yapıları eski ya da daha estetik görünecekleri yere taşımaktır. Deri ise elastik bir örtü olarak bu değişimi yansıtır ya da fazlalığı uygun kıvrımlara saklanarak çıkarılır.

Bu bağlamda, yüzü cerrahi yöntemlerle gençleştirmek için kullanılan “Yüz Germe” ifadesi, aslında yetersiz bir ifadedir. Çünkü yüz germe deyince, sadece cildin gerilmesi akla gelir. (Ancak cerrahi yüz gençleştirme işlemleri, halk arasında yüz germe olarak bilindiğinden, biz de bu ifadeyi cerrahi yüz gençleştirme anlamında kullanacağız.)

Oysa yüz gençleştirmeye cildin gerginliği kadar, derinlik olarak ta bakmak gereklidir.Çünkü yüz sadece deriden değil, kas tabakası ve daha derinde kemik planından oluşur. Genel uygulamada(iple asma, deri germe, deri altı kas kılıfı katlama) sıklıkla sadece en üst tabaka ve ya üst iki tabaka gerilir. Altında kalan ve kemiğe yapışan dokular ise oldukları gibi kalırlar. Anlaşıldığı gibi bu teknikler gençliğin tanımı ve gençleştirmenin felsefesi ile pek uyumlu değildir.

Hal böyle olunca bu tekniklerle yapılan işlemlerin, kısa süre sonra geri döndüğünü ve hastanın yüzünün eski halini aldığını görüyoruz. Oysa yukarıdaki felsefeye uyan cerrahi girişimler, aşağı sarkan dokuları gençlikteki yerlerine geri taşımayı ve cildin fazlalığını alarak, geri taşınan dokuların üzerine tekrar örtmeyi amaçlayan girişimlerdir.

Yüz gençleştirme felsefesinde rol oynayan yüz dokularının katmanları şunlardır;

Deri Tabakası: Deri elastik bağ dokusundan oluştuğu için gerginliğe karşı gevşemesi daha kolay bir tabakadır. Yalnızca bu tabakaya uygulanacak germe işlemi, kendini erken ve hızla bırakır.
SMAS Tabakası: SMAS tabakası yüz kaslarının kılıflarını içeren bir tabakadır ve deriye nazaran daha kuvvetli bir tabakadır. Bu tabakaya yapılan germe işlemi deriye oranla daha kalıcı olmakla beraber, zamanla yine de germe işlemi kendini bırakır ve yüz eski haline döner.
SMAS Altı Tabakası: SMAS Altı tabakası yüzün kas tabakasıdır. Gerginliğe karşı en dayanıklı tabakadır. Bu planda yapılan germe sonuçları daha etkili ve kalıcıdır.
Daha kalıcı bir sonuç ve gençleştirme felsefesine hizmet açısından, her üç tabakaya da müdahale edilmelidir. Elbette sarkan dokuları yerine koymak bazen, genç bir görünüm için yetmeyebilir. Dokularda oluşan sönmeden kaynaklanan hacim kaybını da yerine koymak gerekebilir.

Dünün sadece anatomiyi değiştiren cerrahi seçeneklerine, bugün hacim arttırıcı enjeksiyonlar (yağ, kollagen, kök hücre) ve deriye yönelik (lazer) girişimler eklenmiştir. Kaybolan hacmi yerine koymak için bu enjeksyonlardan yararlanılır.